Personel Özlük ve Bordro Uygulamaları Eğitimi

Haliç Üniversitesi işbirliği ile Personel Özlük ve Bordro Uygulamaları Eğitimi yeni dönem kayıtlarımız başlamıştır.

İş Kazalarını Önlemede Güvenlik Kültürü

İş Kazalarını Önlemede Güvenlik Kültürü

İş Kazalarını Önlemede Güvenlik Kültürü

Kültür”, “Güvenlik”, “İş Güvenliği Kültür Meselesidir”. Bu kavramları çok sık duyarız hatta sürekli konuşur dilimizden düşürmeyiz. Nedir bu kavramlar ne anlama geliyor kelime anlamı nedir hiç sorgulamayız. Öncelikli olarak bu kavramları açıklayalım.

Kültür; Kültür sözcüğü  Latince  culturadan gelir.  Cultura, inşa etmek, işlemek, süslemek, bakmak anlamlarına gelen Colere’den türetilmiştir. TDK sözlüğünde şöyle ifade edilmiştir “Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü”.

Güvenlik; TDK sözlüğünde “Toplum yaşamında yasal düzenin aksamadan yürütülmesi, kişilerin korkusuzca yaşayabilmesi durumu, emniyet” anlamına geliyor.

Bu iki kavrama birde Örgüt Kültürü’nü ekleyebiliriz. TDK sözlüğündeÖrgüt Kültürü; “Çalışan personelin davranışlarını ve çalışılan yerin genel görüntüsünü şekillendiren, simgeler aracılığıyla öğrenilebilen ve öğretilebilen, kuşaktan kuşağa aktarılan, değişebilir nitelikteki değer, düşünce ve kurallar bütünü” anlamına gelmektedir.

Örgüt kültürü, işletme kültürü, toplum kültürü ya da firma kültürü şeklinde adlandırılan bu değerler toplamı, çeşitli

Yönetim ve organizasyon kavram ve tekniklerinin uygulanma ve başarılı olma olanaklarını etkileyebilmektedir. Bu nedenle, tüm yönetim, kavram ve tekniklerin uygulanması, bunun içinde güvenlik de dâhil, örgüt kültürü ile birlikte değerlendirilmelidir.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) iş kazasını “önceden planlanmamış, çoğu zaman yaralanmalara, makine ve teçhizatın zarara uğramasına veya üretimin bir süre durmasına yol açan olay” olarak tanımlamaktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ise, iş kazasını “belirli bir zarar veya yaralanmaya yol açan, önceden planlanmamış beklenmedik bir olay” şeklinde tanımlamaktadır. Her iki tanımda da iş kazası, beklenmeyen veya planlanmayan, sonucunda insana ve üretim sürecine zarar veren bir olay olarak belirtilmiştir.

Hiç bir kaza durup dururken, tesadüfî olarak veya nedensiz meydana gelmez. Bu nedenle, oluşan küçük ya da büyük tüm kazaları dikkatlice incelemek, analiz etmek, yol açan nedenleri araştırmak ve değerlendirme sonrasında gerekli ders ve önlemleri almak, kaza tekrarlarının önlenmesi veya etkilerinin en aza indirgenmesi açısından son derece önemlidir.

İş kazalarının en önemli sonucu, şüphesiz ki iş kazasına uğrayan kişinin yaşamını yitirmesi veya geçici veya sürekli iş göremez duruma gelmesidir. İş kazaları, işçinin sağlığı ve güvenliği ile işletmenin üretim sürecini doğrudan veya dolaylı olarak etkilediği gibi, sonuçları bakımından toplumu da etkilemektedir.

Türkiye’ de günde ortalama 174 iş kazası meydana gelmektedir. Bu kazalarda 4 çalışan hayatını kaybetmektedir, 6 çalışan ise sürekli iş göremez raporu almaktadır. Doğru yaklaşım ve doğru çalışma ile iş kazalarının büyük bir bölümü önlenebilir. ILO verilerine göre İş kazalarının % 98′i basit hatalardan kaynaklanmaktadır ve küçük tedbirlerle önlenebilir kazalardır.

ILO verilerine göre, iş kazaları ve meslek hastalıklarının bir ülkeye maliyetinin, o ülkenin yurt içi gayri safi milli hâsılasının yüzde 4′üne denk gelmektedir. Bu hesaba göre, Türkiye’de iş kazaları ve meslek hastalıklarının maliyeti, 34 milyar TL gibi bir orana denk geliyor.

İş Kazalarının önlenebilmesi için öncelikli olarak tüm toplumunGÜVENLİK KÜLTÜRÜ nü benimsemesi gerekmektedir. Sağlıklı ve güvenli davranışın bir alışkanlık haline getirilmesidir. Okullarda okutulan “Trafik ve İlkyardım” dersi gibi “İş Güvenliği Kültürü” dersinin de müfredattaki yerini alması gerekmektedir.

İş Sağlığı ve Güvenliğinde hedefimizin çalışma hayatında ve toplumda ortak bir “Güvenlik Kültürü” kavramının oluşturulması olmalıdır. Mevcut işyerlerinde ise İŞVERENDEN başlayarak en alt çalışana kadar İş Güvenliğinin önemi ve güvenli çalışma yöntemleri anlatılmalı, Mesleki ehliyeti olmayan personel kalmamalıdır. Artık vasıfsız işçi kavramının ortadan kalkması gerekmektedir. Ne iş olsa yaparım zihniyeti son bulmalıdır. Düz işçi kavramı artık zihnimizden çıkmalıdır. Asansör operatörü, sıva işçisi, kaynakçı, betoncu vs. mesleği bütünleyici kavramlara alışmalıyız. Çalışma hayatında Mesleki yeterlilik belgesi olmayan binlerce çalışan var. 2006 yılında kurulan Mesleki Yeterlilik Kurumu, daha aktif bir rol almalıdır. Mesleki Yeterlilik Belgesi olmayan kişiler belirlenerek çalıştığı veya çalışmak istediği alanlarda eğitimlerini hızlı bir biçimde almaları sağlanmalıdır. Çalışanın yapacağı işe göre Mesleki ehliyetini almalı, ondan sonra işe başlatılmalıdır.

admin

Yorumlar kapalı.